Ana içeriğe atla

GÜNDEM

İnsanın hayatında huzurlu olduğu, iyi hissettiği, zevk aldığı veya yapmaktan hoşlandığı şeyler vardır. Çocukluktan itibaren hayatı boyunca her dönem bunlar değişiklik gösterebilir. Her dönem farklı şeylerle ilgilenip, o şeylerden zevk alır hale gelebilir. Bunun sebebi, yaşı ve o yaşa göre yapabilecekleridir. Öyle ki çocukluktan itibaren insan bir şeyleri yapıp ederken bir yandan da bir şeylerin eksikliğini yaşar. O sevdiği şeyler ne ise hayatta hep onunla kabul görmüştür.

O özelliği, o sahip olduğu şey her ne ise onu kendi gündemi haline getirir. Somutta veya soyutta, o şey her neyse insan onu kendi gündemi yapmaktan zor vazgeçer. Bu, para olabilir, iş, makam sahibi olmak olabilir. Bir şeyleri iyi yapmak, benlik duygusu, bağımlılık boyutuna gelmiş somut veya somut şeyler de olabilir. Peki insan hayatında bir şeyleri gündemi haline getirmişse bu illa ki kötü bir şey mi demektir? Hayır. Örneğin; para insanların geçimini sağlayabilmesi için ihtiyaç duyduğu bir şey ve bununla ilgilendiği zamanlarının olması gayet normaldir. Kötü değil ama bunu gündemi haline getirip sürekli bununla yaşaması anormal ve kötüdür. Kötü olan bir şey de insana zarar verir. 

Şimdilerde de televizyonu açtığımızda veya internette dolaşırken haberlere baktığımızda şunu görür duyarız, “Dünya Gündemi”. Peki gerçekten dünya gündemi bütün dünyanın gündemi mi? Mesela bugün Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Lübnan’da, Myanmar’da veya dünyanın başka birçok yerlerinde zulme uğrayan insanların olması gerçekten dünya gündemi mi? Dünya gündemi olup olmadığı tartışılabilir belki ama başkalarının derdini kendine dert edinenlerin, başkalarının problemlerini kendine problem edinenlerin gündemi olduğu kesin. İnsan, hayatında faydasız veya kötü olan neyi gündemi haline getirirse onunla alakalı konular o kişi için hep zor olacak. Onu yoracak olan şey de o olacak. Zıddına baktığımızda ise insan iyi olan neyi bugün kendisine gündem yapıyorsa (başkalarını düşünmek gibi), kendi hayatındaki konular da daha kolaylaştırılmış ve keyifli süreçler olacak o kişi için.

İnsan neyi gündemi haline getirmiş bunu düşünmeli.


The Agenda

There are things in a person's life that give peace, make the person feel good, give pleasure, and things that the person enjoys doing. These may change throughout people's lives, starting from childhood. People may be interested in and enjoy different things at different periods of their lives.

The reason for this is person's age and what the person can do according to age. Since childhood, while a person does things, we also experience the lack of something.

Whatever the things we loved, we were always accepted with them in life.

Whatever that characteristic or thing he/she has, the person turns that into an own agenda. Concrete or abstract, whatever that thing is, people have a hard time stopping making it their agenda.

This could be money, a job title, or having a position. Doing things well, a sense of self, can also be concrete or tangible things that have reached the level of addiction.

So, if a person has made something an agenda in his/her life, is this necessarily a bad thing? The answer is ‘No’.

For example; Money is something people need to make a living, and it is normal to have time to deal with it. It's not bad, but making this an agenda and living with it all the time is abnormal and bad. Something bad also harms people.

Nowadays, when we turn on the television or look at the news while surfing the internet, we see and hear: "World Agenda".

So, is the world agenda really the agenda of the whole world?

For example, is it really a world agenda that there are people being oppressed in Palestine, East Turkestan, Lebanon, Myanmar or many other parts of the world?

It may be debatable whether it is a world agenda or not, but it is certain that it is the agenda of those who take other people's problems as their own.

The agenda of those who take other people's problems as their own

If a person puts what is useless or bad in his life as an agenda, the issues related to it will always be tiring and challenging for that person. When we look at the opposite, we see that a person chooses whatever is good for him today.

Just like thinking about others, issues in that person's own life will be easier and more enjoyable for that person.

A person should think about what she has made own agenda.

Yorumlar

  1. Gerçek gündemi hassas bir şekilde irdeleyip ders çıkaranlardan olmayı nasip etsin Rabbim..

    YanıtlaSil
  2. dünya gündemi gerçekten dünyanın günde mi mi?

    YanıtlaSil
  3. Şuan yaşanan zulmün hangi ülkede ve hangi ırk a yapılırsa yapılsın tüm insanlığın meselesidir, Haksızlığın karşısında duran bizden değildir..

    YanıtlaSil
  4. faydalı olanı gündem edebilenlerden oluruz inşAllah

    YanıtlaSil
  5. Neyi gündemimize getiriyoruz. Bazen insanın kafası allak bullak oluyor, öyle boş şeylere dalıyoruz ki... Sonra da neden başıma birden saçma sapan bir şey geldi diye hayıflanıyoruz. Neden acaba? Bu irdelemeyi yapabileceğimiz güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık...

    YanıtlaSil
  6. Nereden nereye komşumuzun taziyesi var diye ya açmayan biz hangi ara bu kadar zalim olduk 🥹

    YanıtlaSil
  7. İnsanın kendi gündemi olmalı ve onu çözmeli. Dünyada gündem olarak sunulan aslında dünya gündemi değil onların dayatması. Bakıyorsun elli kanalda aynı haber ve aynı içerik. Bu ne demek. Yalan haberi dünyaya yaymak, herkesi inandırmak. İnsanların kendi iradesini kullanmaya bile izin vermiyorlar.

    YanıtlaSil
  8. Hayatta boşluk olmadığı için gerçek gündemle ilgilendiğimiz de sahte gündemden uzaklaşırız. Veya sahte gündemle ilgilendiğimizde gerçek gündemden uzak kalıyoruz. Elinize sağlık. Güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  9. Hayatta faydaya yönelik gündem olusturgunda irdelmede yapabiliyor hale gelir.

    YanıtlaSil
  10. Bir şeyi çok istemek, insanın süreçteki sebeplerden uzaklaştırıp sonuca yönlendiren bir etken olabiliyor... Bu istek beyazda'da olsa... yazı düşündürdü emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  11. Gündem.. Herkesin bir gundemi muhakkak var ve olacak. Allah gundemimizi beyazda olanlardan eylesin. Zor bir donemdeyiz. Gundemi ayni olanlarla yanyana yuruyelim..

    YanıtlaSil
  12. Gerçekten iyi irdelenmiş inşallah o katilleri durdurmayı gündemi yapar dünya insanları yoksa yarın çok geç olacak

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

NE BÜYÜK SINAV? NE BÜYÜK BEDEL?

Geçenlerde, kendimi biraz keyifsiz hissettim. Keyfim yerine gelsin diye öğle yemeği sonrası bir kafeye gittim ve bol köpüklü bir kahve söyledim kendime. Bir yandan kahveyi yudumluyor, bir yandan da insanlar ne yapıyor diye etrafıma bakıyordum. Birisi, o meşhur internet sitesinden kıyafetlere bakıyor, kendi bedeni kalmamış diye arkadaşına şikâyet ediyordu. Bir diğeri, o kafede oturmuş web sitesi tasarımı yapıyor, bir başkası sohbet ediyordu yanındaki arkadaşıyla. Bir müddet insanları izledikten sonra canım sıkıldı ve instagram'da videolar izlemeye başladım. İlgimi çeken bir video çıktı karşıma. Bir yaşın üzerinde olduğunu tahmin ettiğim, mavi pijamalar giymiş bir çocuk, evin içerisinde bisikletiyle oynuyor. Belli ki daha yeni yürümeye başlamış. Bisikletin arkasına tutunarak hem paytak paytak yürüyor hem de kendince oyunlar oynuyor. Evin iç tasarımından belli, Ortadoğu’da yaşayan bir ailenin evi olduğu. Perdeleri çiçekli desenli ve pencerenin önünde füme renkli bir köşe oturma takımı...

SESİMİ DUYAN VAR MI?

SESİMİ DUYAN VAR MI? Mutfaktan bağırdı “hadi kapat şu televizyonu, topla şu oyuncaklarını, misafir gelecek. Ay elim yandı, of yetişemiyorum hadi oğlum…” dağılmıştı yine mutfak. Fırındaki yemeğe baktı kıvırcık saçlı kadın ve oğlunun olduğu salona geçti koşa koşa. “Kime diyorum ben, bu ne ya? Kaç defa söyleyeceğim, çabuk, kime diyorum?” sanki onun ağzından çıkan ses dalgaları havada ilerleyemiyor ve oğlunun kulaklarına ulaşamıyordu. Umurunda bile değildi, beş yaşındaki ufaklığın. Salonun ortasında yatmış, televizyondaki çizgi filmi izlemeye devam ediyordu. O sırada kapı çaldı, kıvırcık saçlı kadın yine bağırdı, “ellerim yağlı Kaan şu kapıyı aç oğlum”. Kapı tekrar çaldı, “oğlum açsana şu kapıyı”. Herhangi bir ayak sesi duymadı ama kapının tekrar çalan sesini duydu. “Ellerim yağlı dedim ya sana” diyordu, mutfaktan hızlıca kapıya doğru giderken. İstifini bile bozmadan televizyon seyretmeye devam ediyordu ufaklık. Kapıyı açtı, gelen kocasıydı, “sen miydin? Anahtarın yok mu senin, açıp gi...

BAŞARMAK?

Başarmak? Ben de başarabilir miyim acaba? O adam yada o kadın, bunu nasıl başarmış olabilir ki? Her insan gibi biz de başarılı ve mutlu olmak isteriz, hayatımızın her alanında. Ailemizde, eğitim hayatımızda belki iş hayatımızda... O yüzden, çoğu zaman da cevabını bulamadan unutulan bu soruları, sorarız kendimize.   Peki, başarı nedir? Başarı; hedefe ulaşabilme potansiyelidir. Potansiyel ise, miktar demektir. İnsan koyduğu hedeflere ulaşabildiğin de başarmış oluyor hayatta. Ne kadar çok koyduğu hedefe ulaşabiliyorsa, o kadar çok başarılı oluyor. Peki, başarılı olan insanlar bunu nasıl yapabiliyorlar?, Çok zeki olduklarından dolayı mı? Yoksa, çok çalıştıkları için mi? Yoksa, genetik bir şey mi bu başarı? Hayatlarında bazı şeyleri doğru yaptıkları için olabilir mi? Öyleyse, ben başarılı insan ların ortak özelliklerine bakarak, onların hayatlarından deneyim transferi yaparak başarmayı öğrenebilir miyim? İşte bu sorunun cevabı koca bir "Evet!". Deneyi...