Ana içeriğe atla

İNSANLARIN DÜŞÜNMEMESİ

Yaratılanlar arasında en fazla ihtiyacı olan insandır. İnsanın somut ihtiyaçları olduğu gibi soyut ihtiyaçları da vardır. Yeme- içme, barınma, uyku, tuvalet, binek, kıyafet gibi. Bir de bunların çeşitlerine de ihtiyaç duyar. Yazın serin tutacak ,kışın sıcak tutacak kıyafetler gibi. Bazen et bazen sebze-meyve ile beslenmek istemesi gibi. İnsanın birbirine ihtiyacı var. Ama bir de o arabanın çelik jantlı olmasını da istediğinde ve  bunları detaylandırmaya kalktığında sürer gider… 

Bir de soyut ihtiyaçlarımız var. Beğenilmek, kabul görmek, onaylanmak sevmek, sevilmek, topluma karışma, takdir edilme gibi. Bu kadar ihtiyaçlı bir yaratık insanoğlu.

Neyimizle  övünüyoruz ? İnsan yeryüzünün en aciz yaratığı. Bu kadar aciz olmanın getirdiği dezavantajın karşılığı olarak insana avantaj da verilmiş. Diğer yaratılanlara verilmeyen bir özellik. Düşünebilmek ve alet kullanarak ihtiyaçlarını karşılayabilmek yetisi.

Düşünce aklın ve duygunun bilinçli halidir. Bir insan bir konuda gerçekten eksiklik hissettiğinde o konuda açlık meydana gelir. Açlığın olduğu yerde merak, merakın olduğu yerde algı, algının olduğu yerde konsantrasyonu yüksek olur ve bilincimizi oraya verir ve izlemeye başlarız. İşte orada derinlemesine düşünebiliriz. İlk bakışta göremediğimiz ve ilişkilendiremediğimiz bağlantılar belirginleşir, ulaştığımız noktada gerçeğin çok da derinlemesine gittiğini fark ederiz. 

Tüm gerçekler insanı bir gerçeğe götürür…

Gerçek ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken fark edebileceğimiz bir şeydir bu. İnsanın en fazla düşünmesi gereken şey tüm bu yaratılışın asıl sebebi nedir?

Saf bir akılla anlık çıkarı gözetmeksizin irdeleyerek düşünerek anlaşılabilecek bir şey…

Sonsuz zannedecek kadar büyük görünen  ve sınırlarına da henüz ulaşılamayan bir evrendeyiz. O evrenin içeriğinde bir nokta kadar yer kaplayan mavi gezegen. İçinde sayısı ve çeşidi bilinmeyen bitki ve hayvan türleri. İnanılmaz doğal güzellikler, daha keşfedilmemiş nice yeraltı ve yer üstü tabiat harikaları. Suyun altında ve üstünde bilimin bunca ilerlemesine rağmen keşfedemediği nice yaratılanlar. Daha hayret verici olan ise bu sistemin kusursuz bir şekilde sürekli devam etmesi. Kendi içindeki ahengi. Birbiriyle mükemmel uyumları…

Tüm bunlar neden var? Çünkü insan sınanıyor…

Tüm bunlar insanı sınamak için yaratıcı tarafından yaratılan bir dekordan ibaret…

ALLAH insana bir değer veriyor onu sınarken bile sonradan yok edeceği muhteşem bir yaşam alanı sunuyor…

ALLAH şimdi ciddi olduğunu gösteriyor…

İnsanlığın ömrü sadece sınav sahası olan dekorun gizemlerini tam olarak çözmeye asla yetmeyecek… Ama irdeleyerek düşünmeye başlaması işin büyüklüğünü kavramaya yetecek…

İnsan  yaptığı her iş  genişledikçe detayda bozulmalar olur. Oysa üst yaratılışa baktığımızda sınırına ulaşamadığımız büyüklükte de alt sınırına ulaşamadığımız küçüklükte de bozulma göremezsiniz.

İnsan doğru şeyleri düşündüğünde anlamaya ve idrak etmeye başlar. 

İdrak; bir konuyu tüm yönleriyle kavramaktır.

 

İrdeleyerek idrak eder her insan.

Sadece sınava bu kadar özenen, ciddiye alan Yaratıcının  sınav sonundaki ödül ve cezasının ciddiyetinin ne olacağını düşünmeye başlar…

İşte bu düşünce insanda hem bir ümit hem de korku meydana getirir…

Nihayetinde sınırlı bir sürenin sonunda sınırsız bir ödül…

Yaratıcının stilini anladığında ödülün insanın düşünce sınırlarının üstünde olacağını da tahmin edebilmesi zor değildir.

Tahminin çok ötesinde bir ödül…

Hayali bile insanın heyecanlanmasına yeter ve mutlu olur…

Yaratılışı ve gerçeği düşünmeye başlayanın kesinlikle keşfedeceği  şeylerin başında , tüm gerçeklerin zıttı ile yaratılmış olmasıdır…

Yani sonsuz ödül hayallerin çok ötesindeyse cezası da düşünemeyeceğimiz kadar acı verici olmalı…

Düşünen kişi bunu fark ettiğinde, motivasyonu istediği kadar ödül bile olsa yoğun bir kaygı duymaya başlar…

Ve bu kaygı çok mantıklıdır. Zira mesela zararı göze alınmayacak kadar dayanılmaz ve sürekli olan bir acı…

Var olan insanın ulaştığı bu bütünsel idrak… İnsanın yaratıcısına karşı daha gerçek bir iletişim kurmasını sağlar. İşte o zaman dualar gerçeğe uygun ve samimi olur… Hayatında ve dualarında istek ve ihtiyaçlarını birbirinden ayırır hale gelir…

Kişi kendini yoran ve oyalayan durum ve olaylardan uzaklaşır…

Ancak bu şekilde sınava uyumlu olabilir…

Sınavı geçmek, aynı zamanda sınavı keyifli hale getirir.

Korku ve ümidi doğru yere koyanlar, nerede fayda  nerede keyif alacağını bilenler olurlar…

İşte hayatta gerçek tepki verme o zaman başlar…

O zaman hayatımdaki her şeyin aslında yaşamak için değil sınanmak için olduğunu anlarız…

O zaman evlenme çocuk sahibi olma bir iş yeri açma ve çalışmanın bir anlamı olur…

O zaman yeryüzünde gezmenin yeni yerler yeni insanlar tanımanın bir anlamı olur… O zaman yazın açık bir havada, karanlığın aydınlığın üstünü örttüğünde, şehir ışıklarından uzak, gökteki yıldızlara bakmanın romantizmin çok ötesinde bir anlamı olur

“Sen bunları boşuna yaratmadın… Bizi cehennem azabından koru…




ON THINKING

Human beings are the neediest among all creatures. People have concrete needs as well as abstract needs.  Food, drink, shelter, sleep, toilet, transport, clothing etc. People  also require varieties of these. Like clothes that will keep you cool in summer and warm in winter. Sometimes we want to eat meat and sometimes fruits and vegetables. People need other people to fulfill their needs. But when people also want their cars to have customised steel rims and starts detailing their wishes, these needs continue to increase.

People also have abstract needs. To be liked, to be accepted, to be approved, to love, to be loved, to be included in society, to be appreciated and so on. Human beings are such needy creatures.

What are we proud of? Man is the most helpless creature on earth. In return for the disadvantage of being so helpless, humans have been given an advantage. A feature not given to other creatures. Ability to think and meet needs using tools.

Thought is the conscious state of mind and emotion. When a person truly feels deficient in something, hunger occurs in that regard. Where there is hunger, there is curiosity, where there is curiosity, there is perception, where there is perception, concentration is high and we give our consciousness there and start observing. From that point on, we can think deeply. Connections that we cannot see or associate at first glance become clear, and at the point we reach, we realize that the truth goes much deeper.

All facts lead to a one and only truth. This is something we can notice when trying to meet our real needs. What one should think about most is ‘’ what is the real reason for all this creation? ’’

It is something that can be understood by examining and thinking with a pure mind, without considering momentary interests...

We are in a universe that seems so large that we may think it is infinite, and whose limits have not yet been reached. It is a blue planet that occupies only a point in the content of the universe. With plant and animal species, the number and variety of which are unknown.

Incredible natural beauties, many undiscovered underground and aboveground natural wonders. Many creatures under and above water that science has not discovered despite all its progress. What is more surprising is that this system continues flawlessly. It continues to move in perfect harmony within itself and with each other.

Why does all this exist? Because people are tested.

All of this is just a decoration created by the creator to test people...

GOD gives value to man and even while testing him.

GOD offers human a magnificent living space that shall later be destroyed to nothingness...

GOD is showing that he is serious now.

Humanity's lifetime will never be enough to fully unravel the mysteries of the decor, which is just the testing ground... But starting to think by examining it will be enough to grasp the greatness of the task...

As each work a human being expands, there is deterioration in detail. However, when we look at the upper creation, you cannot see any deterioration in the size that we cannot reach the limit of or the smallness that we cannot reach the lower limit of.

When a person thinks about the right things, he begins to comprehend.

Perception; is to understand a subject in all its aspects.

Every person understands by examining.

He only begins to think about how serious the reward and punishment of the Creator, who cares about the exam and takes it seriously, will be at the end of the exam...

This thought creates both hope and fear in people...

Ultimately, an unlimited reward at the end of a limited time…

When one understands the creator's style, it is not difficult to predict that the reward will be beyond the limits of human thought. A reward far beyond expectation… Just imagining it, is enough to make a person excited and happy.

One of the things that those who start thinking about creation and reality will definitely discover is that;  all realities were created with their opposites.

So if the eternal reward is beyond imagination, the punishment must be more painful than we can imagine. When thinkers realize this, they begin to feel intense anxiety, even if their motivation is as much reward as they want.

And this concern is very reasonable. Because, for example, a pain that is so unbearable and constant that it cannot be harmed...

This holistic perception reached by the thinking person.  It enables man to establish a more real communication with GOD. That's when prayers become realistic and sincere... He becomes able to distinguish between his wishes and needs in his life and prayers. The person stays away from situations and events that tire and distract her.  Only in this way can you be compliant with the exam.

Passing the exam also makes the exam enjoyable.

Those who put fear and hope in the right place in their minds know how to benefit and enjoy life...

That's when people are able to start giving real reactions in life. Then we realize that everything in our lives is not for living but for being tested.

Then getting married, having children, opening a business and working will make sense.

Then traveling around the world and meeting new places and new people will have meaning.

Then, looking at the stars in the sky in a clear summer, when the darkness covers the light, away from the city lights, has a meaning far beyond romanticism... "

 

You did not create these for nothing...

Protect us from the torment of hell...


Yorumlar

  1. Elinize sağlık!

    YanıtlaSil
  2. Hayat geçici olduğunu herkes biliyor, bu geçici hayatta kalıcı olma çabası niye? Hep daha fazla imkana sahip olmak için insan egosuna yenik düşüp dönüşü olmayan hatalara düşüyor. Bir anlık öfke bir insanın ölümüne ve birinin ömür boyu hürriyetine sebep oluyor. Elinize kaleminize sağlıl. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Gerçeğe uyumlanmayı başaran, başarının en yüksek mertebesine varmıştır...

    YanıtlaSil
  4. Nmaik K Sonmez27 Nisan 2024 06:11

    Anda gelen haz / Balığı avlamak için takılan yem gibi / ne güzel, hemen önümde, tam istediğim gibi. Oysa toplam süreç sonunda, balığın lehine değil /avcının lehine!

    YanıtlaSil
  5. Emeğinize sağlık 🌹

    YanıtlaSil
  6. Bütünden detaya kadar inen mükemmelliği ne yazık ki normalleştirmeye meyilliyiz, sonuna kadar hayranlığımızı ve şükrümüzü arttır RABBimiz..

    YanıtlaSil
  7. Emeğinize sağlık…

    YanıtlaSil
  8. Selamlar, sınavda olmanın idrakında yaşayabilenlerden olmayı nasip etsin inşALLAH.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaleminize sağlık
      Hayattaki her şey yaşamak, eğlenmek, kazanmak vs değil sınamak için, çok doğru. Ve biz bu sınavı en iyi şekilde ve en iyi performansı sergilemek için geldik. İnşallah.

      Sil
  9. Düşünmek gerekiyor… 3 kuruşa 5 köfte etmeyeceğini..
    Düşünmek gerekiyor, milyarlar verseler dahi vermeyeceğin bir gözün, bir burnun, bir parmağın olduğunu.. ama onların tamamının peşinatsız verilip, hesabının sonradan kesileceğini.. ve düşünmek gerekiyor yine, irademizin olduğunu ve bu hayatı bizim yaşamayı seçtiğimizi.. her ne kadar hatırlamıyor olsak ta..

    YanıtlaSil
  10. Herkesin okuması lazım 👍🏻

    YanıtlaSil
  11. Düşününce düşünmek ne için düşünüyoruz ne yapıyoruz ne yapmıyoruz insan gerçekten düşünmeli ve mantıklı karar vermeli

    YanıtlaSil
  12. İnsan kendine zaman ayırıp oturup düşündüğünde yazıda bahsedildiği gibi ne kapılar açılıyormuş. Etrafındaki her şey anlam kazanmaya başlıyor.

    YanıtlaSil
  13. Düşünce insanı şimdi ki zamanda farkındalığını arttırır...
    Elinize sağlık güzel bir yazı olmuş...

    YanıtlaSil
  14. Yaratılmış olan her şey zıddı ile vardır. Evet bir imtihan sürecinde yaratılmış olan her şey .Nasılki bir öğrenci veya çırak sınavda başarılı olduğunda aferin gibi bir takdir sonucu süreklilik kazandığında kalfalığa sonrada ustalığa veya o öğrenci sınıfları birer birer geçip okuldan mezun oluyorsa yada ders çalışmayıp ;ustanın kalfanın gösterdiği şekilde işini öğrenemeyince istediği mevkiye ulaşamıyorsa çırak insanda böyle .Kafamızı kaldırıp baktığımızda detayları görmeye gerçeği bilmeye başladığımızda aslında yaratılmış olan her için imtihan sonucunda daha iyi olmak var hedef bu ;hiç kimse kuruyan ağacı sulamak istemez.İnsanda yapıp ettikleri ile imtihanı ya kazanacak yada kaybedecek süreç bittikten sonra bu dünyada gerçek olan aleme ulaştığında ya daha iyi bir ortamda yaratılıp mükâfatını alacak yada imtihanı kaybettiği için cezasını yani olumsuzluğu görecek sanmasınki insan imtihan sadece bu dünya için var asıl gerçek düşününce karşımıza çıkıyor gideceğimiz yeri belirleyen sebepleri oluşturuyoruz.Doğrusunu Allah bilir . Yazı çok güzeldi düşünmek irdelemek doğru karar vermek gerekiyor.

    YanıtlaSil
  15. Sınavda olduğumuzu unutup sınav sahasını sonsuz zannederek yaşıyoruz. Ahiret'te ki kariyerimiz için plan yapmayı unuttuk böylece.

    YanıtlaSil
  16. Cok faydali oldu sagolun

    YanıtlaSil
  17. İnsan iki amaç için yaşar. Mutlu ve başarılı olmak.. ve insan hayata sınanmak için gelir…
    Sınavını kazananlar, hayatta da mutlu ve başarılı olanlardır… çok faydalı bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  18. İdrak; bir konuyu tüm yönüyle kavramaktır… 👏🏻👏🏻 Elinize sağlık

    YanıtlaSil
  19. Korku ve ümidi doğru yere koyanlardan olabilmek ümidiyle..elinize sağlık teşekkürler

    YanıtlaSil
  20. Müthiş bir yazı, gerçekleri bu derece ispatlarıyla, anlaşılırlıkla ifade eden, düşünen , irdeleyerek varılan gerçeklere iman etmiş bir zihnin eseri, ve o vurucu son cümleye...amin!

    YanıtlaSil
  21. Süre var ve yapısı gereği kısıtlı. Beklenen cevapları doğru bir şekilde vermeyi Rabbim nasip etsin.

    YanıtlaSil
  22. Ne de az düşünüyoruz.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

NE BÜYÜK SINAV? NE BÜYÜK BEDEL?

Geçenlerde, kendimi biraz keyifsiz hissettim. Keyfim yerine gelsin diye öğle yemeği sonrası bir kafeye gittim ve bol köpüklü bir kahve söyledim kendime. Bir yandan kahveyi yudumluyor, bir yandan da insanlar ne yapıyor diye etrafıma bakıyordum. Birisi, o meşhur internet sitesinden kıyafetlere bakıyor, kendi bedeni kalmamış diye arkadaşına şikâyet ediyordu. Bir diğeri, o kafede oturmuş web sitesi tasarımı yapıyor, bir başkası sohbet ediyordu yanındaki arkadaşıyla. Bir müddet insanları izledikten sonra canım sıkıldı ve instagram'da videolar izlemeye başladım. İlgimi çeken bir video çıktı karşıma. Bir yaşın üzerinde olduğunu tahmin ettiğim, mavi pijamalar giymiş bir çocuk, evin içerisinde bisikletiyle oynuyor. Belli ki daha yeni yürümeye başlamış. Bisikletin arkasına tutunarak hem paytak paytak yürüyor hem de kendince oyunlar oynuyor. Evin iç tasarımından belli, Ortadoğu’da yaşayan bir ailenin evi olduğu. Perdeleri çiçekli desenli ve pencerenin önünde füme renkli bir köşe oturma takımı...

SESİMİ DUYAN VAR MI?

SESİMİ DUYAN VAR MI? Mutfaktan bağırdı “hadi kapat şu televizyonu, topla şu oyuncaklarını, misafir gelecek. Ay elim yandı, of yetişemiyorum hadi oğlum…” dağılmıştı yine mutfak. Fırındaki yemeğe baktı kıvırcık saçlı kadın ve oğlunun olduğu salona geçti koşa koşa. “Kime diyorum ben, bu ne ya? Kaç defa söyleyeceğim, çabuk, kime diyorum?” sanki onun ağzından çıkan ses dalgaları havada ilerleyemiyor ve oğlunun kulaklarına ulaşamıyordu. Umurunda bile değildi, beş yaşındaki ufaklığın. Salonun ortasında yatmış, televizyondaki çizgi filmi izlemeye devam ediyordu. O sırada kapı çaldı, kıvırcık saçlı kadın yine bağırdı, “ellerim yağlı Kaan şu kapıyı aç oğlum”. Kapı tekrar çaldı, “oğlum açsana şu kapıyı”. Herhangi bir ayak sesi duymadı ama kapının tekrar çalan sesini duydu. “Ellerim yağlı dedim ya sana” diyordu, mutfaktan hızlıca kapıya doğru giderken. İstifini bile bozmadan televizyon seyretmeye devam ediyordu ufaklık. Kapıyı açtı, gelen kocasıydı, “sen miydin? Anahtarın yok mu senin, açıp gi...

BAŞARMAK?

Başarmak? Ben de başarabilir miyim acaba? O adam yada o kadın, bunu nasıl başarmış olabilir ki? Her insan gibi biz de başarılı ve mutlu olmak isteriz, hayatımızın her alanında. Ailemizde, eğitim hayatımızda belki iş hayatımızda... O yüzden, çoğu zaman da cevabını bulamadan unutulan bu soruları, sorarız kendimize.   Peki, başarı nedir? Başarı; hedefe ulaşabilme potansiyelidir. Potansiyel ise, miktar demektir. İnsan koyduğu hedeflere ulaşabildiğin de başarmış oluyor hayatta. Ne kadar çok koyduğu hedefe ulaşabiliyorsa, o kadar çok başarılı oluyor. Peki, başarılı olan insanlar bunu nasıl yapabiliyorlar?, Çok zeki olduklarından dolayı mı? Yoksa, çok çalıştıkları için mi? Yoksa, genetik bir şey mi bu başarı? Hayatlarında bazı şeyleri doğru yaptıkları için olabilir mi? Öyleyse, ben başarılı insan ların ortak özelliklerine bakarak, onların hayatlarından deneyim transferi yaparak başarmayı öğrenebilir miyim? İşte bu sorunun cevabı koca bir "Evet!". Deneyi...